Aybüke Albere: Vazgeçmezsen bir şekilde oluyor #Müzik | HepsiBlog
blank

Aybüke Albere: Vazgeçmezsen bir şekilde oluyor #Müzik

Adeta sahneye çıkmak için doğmuş… Salıları Emirgân, Gizli Kalsın’daki performanslarında dinleyicisini coşturuyor, “Sahnede vahşileşiyorum” diye anlatıyor. Şarkı söylerken ortaya çıkan enerjisi gerçek hayatında da devam ediyor. Bıcır bıcır, kıpır kıpır bir kadın Aybüke. Etrafına neşe saçıyor. Buluşup hayatını, işlerini ve yeni şarkısının sözlerini birlikte yazdığı, çocukluk arkadaşı Edis’i konuşuyoruz. “Sevgili değiliz. Rahat etsin herkes ama âşığız” diyor.

Üç sene önce ilk şarkını çıkardığında konuşmuştuk. Üzerine dört single yaptın. Konserler verdin. Neler değişti?

Daha heyecanlı, kendini bilmez, daha çok manipüle edilir bir haldeydim. Şimdi daha sakinim, bu 30 yaşın verdiği bir şey de olabilir, kendi istediklerimi yapıyorum. Kafam çok rahat.

Hayal ettiğin yerde misin yani?

“Şarkın patladı mı” diye bir şey var ya… Mesela “Bu kız da bir patlayamadı” diyenler olabilir.

Neden böyle bir şey desinler ki?

Çünkü en başından beri işin içinde Edis de var ve o bir popstar. Bense İstanbul’da lokal olarak tanınan biriydim. Öyle bir karşılaştırma ve baskı vardı üzerimde. Şu an onlar kalmadı, keyfim o kadar yerinde ki. Geçen gün, Maçka  KüçükÇiftlik Park’ta konser verdim, tıka basaydı ve bu sefer Edis beni dinlemeye geldi.

O zaman şunu sorayım; patlar mısın bir gün?

Bilmem, patlamadım mı ya? Patlamış mıyımdır (gülüyor)? Ben kendimi iyi hissediyorum. Ama bir Türkiye turnesi yapmak ve Harbiye Açıkhava sahnesine de çıkmak istiyorum. Bunu da hak ettiğimi düşünüyorum…

Yeni şarkın ‘Balla’ çıktı. Bu şarkıda hayatını ‘balına yaşayanlar’dan bahsediyorsun. Senin hayatın ne kadar ballıydı?

Benim hayatım ballı değil. Karşıma çıkan insanlardan yana şanslıydım ve ballıydım. Ama sektörde ballı olduğumu söyleyemem. Çalışarak kazanmaya uğraşan biriyim ve hep öyle oldu.

RAFA KALDIRILMIŞ BİR ŞARKIYDI

Şarkının sözleri Edis ve sana ait. Nasıl çıktı ortaya?

Altı sene önce Hepsi grubunun dönüşü için yapılmış bir şarkıydı. Sonra rafa kaldırılmıştı. Geçenlerde aklıma geldi. Edis’e “Bir göndersene” dedim. Demosu geldi. Sözlerini değiştirdim. Sonra Serhat Şensesli bir haftada düzenlemeleri bitirdi. Edis de bayıldı. Rafa kaldırılmış şarkıyı yeniden canlandırdım.

Bu dördüncü single’ın. Albüm düşünmüyor musun?

Düşünüyorum ama müzik sektörünün hali belli. Tüketim çok hızlı. O sebeple şarkılarımı teker teker çıkarıyorum. Rafta bekleyen iki şarkım var. Birini Ayben ve Roka ile yapıyoruz. Sadece kadın işi olacak. ‘Çıtır Kızlar’ grubunun eski bir şarkısı ‘Yaşanacaksa Yaşanacak’. Ardından söz ve müziği bana ait bir slow şarkım çıkacak. İlk slow’um olacak.

Müziğini nasıl tanımlarsın?

Popüler müzik. Ama aslında bir tanım yapmak istemiyorum. Bu bir yolculuk. Hayat değişiyor, ben de değişime açığım, başka şeyler de yapabilirim. Mesela rock and roll yapmayı çok istiyorum.

Bir sürü yeni isim çıkıyor. Ensende kimin nefesini hissediyorsun?

Kimseyi rakip görmüyorum. Ben kendimle baş başa bir dünya kurdum ve kendimi kimseyle kıyaslamıyorum.

Pop denince akla Hande Yener, Gülşen, Demet Akalın gibi isimler geliyor. O kulvara girme hayalin yok mu?

Hayır, ben kendi kulvarımı yaratmak istiyorum. Hiçbir kulvarda gözüm yok. Aybüke Albere olarak bir yer edinme derdindeyim.

EDİS’LE BİRBİRİMİZE ÂŞIĞIZ

Edis, sen, Edis’in eski menajeri Meltem… Size İzmir’den geldiğiniz için ‘Boyoz çetesi’ diyorlarmış…

Evet. Şimdi daha çok İzmirli var. Mesela Anıl Piyancı, benim okuldan arkadaşım. Berkay da İzmirli, abimiz…

blank

İzmir’in bu bakımdan sırrı ne sence?

Bilmiyorum, herhalde suyumuza bir şey kattılar. Coğrafya kaderimiz gerçekten, biz özgür yetiştirildik. Kıyı şeridi eğlenmeyi biliyor, daha keyfine düşkün. Meşkle yaşayan bir topluluktur her zaman ve oradan geliyoruz.

İlk single’ın çıktığında sadece Edis’in desteğiyle bir yere geldiğine inananlar vardı. Bu algıyı kırdın mı peki?

Onu kırdığımı düşünüyorum ve iyi bir kadın şarkıcı olduğumu ispatladım lokalde. Daha çok saygı kazandım. Hayvan gibi şarkı söylüyor ve çalışıyorum. Müzik çevresinde bir kabul gördüm.

Edis’le aşk dedikodunuz da çıktı…

Biz zaten birbirimize âşığız, başka bir bağ var aramızda.

Arkadaşça bir aşktan bahsediyorsun herhalde…

Sevgili değiliz. Rahat etsin herkes ama âşığız…

ARKADAŞLARIM BANA ‘TARKANCIĞIM’ DİYOR

Tarkan’ı çok seviyorum. Ama hiç tanışamadım.  İlk Instagram’ı kullanmaya başladığından beri bütün fotoğraflarının altına “Tarkancığım” yazıp kalp emojisi koyuyorum. Tanınmaya başlayıp mavi tık alınca, bu yorumlar üst sıralara çıkmaya başladı. Arkadaşlarım bana “Tarkancığım” diyor.

blank

BİREYSEL DİRENİŞİMİ YAPIYORUM, ETKİLENEN KADINLAR VARSA DA NE MUTLU BANA

Yeni nesil karşısında bir kimlik görmek istiyor. Ben daha çok kadın şarkıları söylemeyi seviyorum. Daha özgür bir kadınım. Mesela Türkiye’de kadınların çoğunluğu kendine dokunmaktan çekiniyormuş. Ben bu sebeple bir önceki şarkım ‘Korkmam Ben’in klibinde sürekli kendime dokundum. Bireysel direnişimi yapıyorum ve etkilenen kadınlar varsa ne mutlu bana. Gençler de kendilerini harekete geçirecek birilerini dinlemek istiyor.

HER ZAMAN KAFANIZIN DİKİNE GİDİN

İzmirli olduğun biliniyor. Ötesini anlatsana…

Babam Bakü’de bir otelde müdürdü. Annem ev hanımı. Tek çocuğum. Lisede konservatuvar diye yanıp tutuştum. Ama olamadı.

Neden?

Ailem izin vermedi. Önce İzmir’de halkla ilişkiler okudum. Sonra bıraktım, konservatuvar sınavlarına girdim. Ama hep ikinci aşamada takıldım. Sonra Celal Bayar Üniversitesi’nde sanat tarihi okudum. Müziği hiç bırakmadım. 19 yaşında bir yarışma kazanarak Murat Boz’a vokal yapmaya başladım.

Edis’le de o dönemlerde mi tanışıyorsun?

Edis benim çocukluk arkadaşım.

İstanbul’a gelmene de o vesile olmuş sanırım…

Ben her yaz İstanbul’a geliyordum. Müzik stüdyolarında asistanlıklar yapıyordum. 2015’te Edis’in şarkısı ‘Benim O’ patlayınca onu aradım. “Ne yapacağım ben” dedim. “Hadi gel” dedi ve macera başladı.

İstanbul’da neler yaşadın?

Kolay olmadı. Mesela hayran olduğum insanlarla tanışıp onlara hayran olmamam gerektiğini fark ettim. Bir de ‘İstikrarlı hayal hakikattir’ lafı çok doğru. Vazgeçmeyerek bir şekilde oluyor ama çok zor. Bu işi yapacaklara söyleyebileceğim şey, her zaman kafanızın dikine gidin.

Bunu neden öneriyorsun?

Sektör seni bir kalıba sokmaya çalışıyor. Ama içinde başka bir şey var. Uyumlanamıyorsun. Bu senin özgüvenine yansıyor. Bu sebeple bir yere uyum sağlamadan her şeyi kendine uydurman lazım.

Yokluk dönemlerin oldu mu?

Olmaz mı? Üç sene evim yoktu. Çantam sırtımda, arkadaşlarda kalırdım. ‘Kaplumbağa’ derlerdi bana.

Neden?

O zamanki prodüktörüm “Sen star olacaksın, hiçbir yerde şarkı söyleme” diyordu. Ben de inanıyordum. Para kazanmak için fuarlarda hosteslik falan yapıyor, öyle günü kurtarıyordum. Ondan ayrıldıktan sonra, üç sene önce İstanbul’da canlı müziğe başladım. Şunu
anladım ki boyun eğmemek ve gaza gelmemek lazımmış.

ÇEŞİTLİ MOBBİNG’LERE UĞRADIĞIM OLDU

Gizli Kalsın’daki performansların dolup taşıyor. Sahne insanı mısın albüm şarkıcısı mısın?

Tamamen sahne şarkıcısıyım ben. Sahnede vahşileşiyorum. Kendimi çok daha rahat hissediyorum orada.

Niye böyle?

Toksik, eril bir düzen var. Mesela ilk İstanbul’a geldiğimde herkese “Abi” diyordum. Daha çocukça davranıyordum. Kadınlığımı arka plana atıyordum. Bu kendimi koruma içgüdüsüyle oluşturduğum bir duvardı. Sahnedeyse onu yapmama gerek yok, içimden geldiği gibi davranıyorum, özüm gibi.

HERKESİN MEMESİ VAR!

Pandemi sonrası gece hayatında nasıl bir değişim var?

2015’e falan geri döndük gibi. İnsanlar eğlenmeyi özlemiş. Daha rafine bir izleyici var. Herkes eğlenmeyi daha çok biliyor.

Repertuvarının büyük kısmı 90’lardan oluşuyor. Eskiye mi özlem duyuluyor?

Onlar lirikalitesi daha yüksek şarkılar. Şimdilerde genelgeçer duygulara hitap eden bir popüler kültür var. Bana kalırsa biz, 10 sene sonra da Sezen Aksu dinlemeye devam edeceğiz.

Sahnede çok seksi de giyiniyorsun…

Aslında seksi giyinmiyorum. Kendimi saklamak istemiyorum. Erkekler kendini saklamazken kadınlar neden saklıyor ki? Hepimizin memesi, poposu var. Bunlar artık normalleşmeli. Bu yüzden de bir tık daha özgür giyiniyor olabilirim.

Hiç ahlaksız tekliflere maruz kaldın mı?

Majör bir şey olmadı, benim şansıma ya da belki düzgün yerlerde çalıştığım için o güvenlik hep sağlandı. Ama çeşitli mobbing’lere uğradığım oldu.

Kaynak:
blank

İçeriği Paylaş:
İlginizi Çekebilir
Yorum Yapılmamış

Henüz Hiç Yorum Yapılmadı..

Yorum Yaz

Senin firiklerine önem veriyoruz.

%d blogcu bunu beğendi: